Kıtlık Psikolojisi

Kıtlık Psikolojisi

Herşeyin belirsiz ilerdiği Covid sürecinde sadece türk toplumunun değil aynı zamanda insan ırkı olarak yani bütün dünyanın düşünsel, davranışsal aynı zamanda da psikolojik yani duygusal olarak farklılıklar deneyim ettiğimiz belirtilmektedir. Yaşanılan bu değişimler bizlerin dönüşümümüze yani evrimimsel boyutta bakıldığında insan duygularının, düşünce ve davranış üçlemesinin evrilmesinde önemli rol oynamaktadır. Bununla beraber, insanlık tarihinde var olan göç durumu nedeniyle genlerimize işlenmiş olan  “stokçuluk” davranışı Covid-19 ile büyük ölçüde tetiklendiği ortaya çıkmıştır. İçinde bulunduğumuz virüs koşulları, bireylerin panik duygusunu deneyim etmesine aynı zamanda hayatta kalma genlerinde ki kodların açığa çıkmasına sebep olmuştur. Bir toplumda önceden göç var ise, kıtlık ve stok yapma davranış biçiminin DNA’mızda yer etmesi kaçınılamaz bir sonuç olarak görebiliriz. Yapılan araştırmalara göre, atalarımızın içinde bulunduğu durum, koşul ve dolayısıyla oluşan davranış ve psikolojik durum  DNA’mızın “genetik hafıza” bölümünde taşınmaktadır. DNA’mız ile bizlere taşınan bu genetik hafızalar bizim deneyim edebileceğimiz herhangi benzer koşulda atalarımızın hayatta kalmasında yardımcı olan davranış biçimlerini, bizlerin hayatta kalmasına yardımcı olmak amacıyla hatırlatmasıdır. Fakat burada önemli olan, beyin dışarda olan gerçeklik ile beynimizde yarattığımız gerçeklik arasındaki farkı anlamaz. Bu durum da, bireylerin kafasında yarattığı felaket anlayışının getirdiği fazla besin ve temizlik malzemesi gibi ürün alma durumunu ortaya çıkarmıştır çünkü birey kendini tehdit altında hissettiği sürece hayatta kalma mekanizmasının çalışmasına sebep olmaktadır. Bu durum sonucunda, fazla tüketim ve aşırı yeme durumu ortaya çıkmaktadır.

Aynı zamanda, kıtlık psikolojisini deneyim eden birey kaynakların bitme korkusu ile daha fazla yeme ve bedeninde stok yapma isteği gözlemlenilebilmektedir. Ne de olsa, zihnimiz ve bedenimiz aynı düzlemde çalışmaktadır. Zihin kaynakların biteceği korkusu yaşadığında, bedeni alabildiği kadar besini içeri almaya motive etmektedir. Bu durumda kendi bedenimizi dinlemeye, bizden veya geçmiş aile üyelerinin hikayelerinden kaynaklı olan kodları bizim hayatımızdaki etkisini bulma farkındalığı bizim elimizdedir. Farkınladık dönüşümün başladığı noktadır.